İZCİLİĞE GİRİŞ ŞARTLARI

Milli Eğitim Bakanlığı örgün ve yaygın eğitim kurumları izcilik yönetmeliğine göre izcilik çalışmalarına katılacak çocuk veya gencin;
1-T.C, Vatandaşı olmak.
2–18 yaşından küçük olan ilk, orta ve lisedeki öğrencilerin izcilik faaliyetlerine katılabilmeleri dair velilerinden izin belgesi almak
3-Sağlık kurumundan izcilik faaliyetlerine engel olmayacağına dair doktor raporunun olması.

 

İZCİLİK TERİMLERİ

1- Küçük İzcilik: 7–11 yaş grubundaki çocukları kapsar. Bu yaş gruplarındaki çocukların oluşturduğu üniteye “KÜME” adı verilir.
2- İzcilik: 12–15 yaş grubundaki çocukların oluşturduğu üniteye “OYMAK” denir.            
3-Ergin İzcilik: 16–20 yaş grubundaki gençlerin oluşturduğu üniteye “OCAK” denir.


Küçük izci ve küçük izcilik ile ilgili terimler
Küçük izci: 7–11 yaş arasında kız ve erkek çocuklardan tescilli bir kümede giriş şartlarını yerine getirmiş çocuğa denir.
Öbek: Küçük izci kümesinin altı küçük izciden oluşan en küçük birliğidir.
Öbek başı: En küçük, küçük izci birliği olan öbeğin çocuklarca seçilen başkanıdır. Yardımcısını kendi seçer.
Öbek başı yardımcısı: Öbek başının öbekteki arkadaşlarından kendisine yardım etmek üzere seçtiği kişidir.
Küme: Dört öbekten ve 12–24 küçük izciden oluşan topluluktur.
Küme başı: Kümeyi yöneten en az 20 yaşında küme başı kursunu başarı ile bitirmiş kişidir.
Küme başı yardımcısı: 18 yaşından küçük olmayan en az LTK kursunu bitirmiş. Küme başı tarafından seçilen kişidir.


İzci ve izci ile ilgili terimler
İzci: 12–15 yaş arasında kız ve erkek çocukların tescilli bir oymakta giriş şartlarını yerine getirmiş. Teşkilat üyesine izci denir.
Oba: 6–8 izcinin bir araya gelmesi ve bir hayvan ismi altında oluşturdukları küçük gruba oba denir.
Obabaşı: Obadaki çocukların kendi aralarında demokratik yöntemle seçtikleri çocuk lidere denir. Obabaşı obanın kaptanı ve temsilcisidir. Yardımcısını kendi seçer.
Obabaşı yardımcısı: Obabaşının olmadığı durumlarda obabaşının görevini üstlenen kişidir.
Oymak: 16–32 izciden oluşur. Bir oymakta 2 en fazla 4 oba bulunur.
Oymakbaşı: 18 yaşından küçük olmayan oymakbaşı kursunu başarı ile bitirmiş liderlerdir. Önce yönetimin ve koruyucu kurulun oluru ile kuruluş işlerine başlar ve il izci kurulu tarafından da tayin ve yetki belgesi verilir.
Oymakbaşı yardımcısı: Oymakbaşı tarafından seçilen 18 yaşını bitirmiş LTK’yı görmüş yardımcılardır. Oymakta duruma göre iki veya üç yardımcı olabilir.
           
Ergin izci ve ergin izci terimleri
Ergin İzci: 16–20 yaş arasındaki kız erkek izcilerden tescilli bir ocakta giriş şartlarını yerine getirmiş üyeye denir.
Ekip: 4–6 ergin izcinin oluşturduğu küçük gruba denir.
Ekip başı: Ekibi oluşturan ergin izcilerin aralarında seçtikleri kişidir.
Ekip başı yardımcısı: Ekip başı tarafından görev süresince seçilen yardımcısıdır.
Ocak: İki ekibin bir araya gelmesinden 12–24 ergin izciden oluşan ünitedir.

Ocak başı: Ocağın lideri 23 yaşından küçük olmayan kol kurslarını bitirmiş kişidir

 

İZCİ PAROLALARI

1-Küçük izci parolası : ( 7–11 )    :Küçük izci çok çalışır.
2-İzci parolası           : ( 12- 15 )  :İzci daima hazırdır.
3-Ergin izci parolası  : ( 16–20 )   :Topluma hizmet eder.

 

İZCİLİK METODU

Metot hedeflere ulaşmak için kullanılan araçlar veya takip edilecek yol olarak tanımlanabilir. Metotlar mutlaka prensiplere dayandırılmalıdır. İzcilik metodu geliştirici bir kişisel eğitim sistemi olarak tanımlanır. Bu eğitim aşağıdaki konularda yapılır.
1-İzci andı ve türesi
2-Yaparak, yaşayarak öğrenme
3-Oba sistemi
4-Açık hava etkinlikleri
5-Sınıf çalışmaları

 

TEKMİL, TEFTİŞ, BAYRAK TÖRENİ VE DEVİR TESLİM İŞLEMİ

TEKMİL: İzciler “U” düzeninde dizilirler. Lider öbek başları tekmil getirirler. Öbek başı olan izci bir adım öne çıkarak öbeğine “Hazır  Ol” komutu verir ve hemen liderin karşısına geçerek selam verir ve elini indirir. Bütün öbekler tamamlandıktan sonra nöbetçi öbek başı dikkat komutu ile o günkü nöbetçi yöneticiyi öbeklerinde kaç kişi varsa ve hangi amaçla toplanmışlarsa o çalışma için tekmil verir. Örneğin: Ak öbek on kişi ile bayrak törenine hazırdır liderim gibi. Daha sonra nöbetçi öbek başı diğer öbek başlarına yerlerinize marş marş komutuyla öbeklerinin başına dönerler. Öbeğin başına giden öbek başı “Rahat” komutu ile öbeklerine seslenir.
Nöbetçi olan yönetici kursun veya kampın tümüne seslenerek kurs müdürüne veya kamp müdürüne tekmil verir. Amaç kursta veya kampta o anki çalışmada kaç kişinin bulunduğunu belirlemektir. Hasta varsa veya o çalışmada olmayan varsa belirlenmiş olur.


TEFTİŞ: Daha çok kıyafet, oda, çalışma düzeni öbek veya oba ruhu bakımından değerlendirilir.


BAYRAK TÖRENİ VE DEVİR TESLİM İŞLEMİ: Törende izciler veya kursiyerler “U” düzenindedirler. “U”nun iki yanında yer alanların yüzleri iç kısma tabanı oluşturan grupların ise yüzleri bayrak direğine bakar. Buradaki amaç herkesin bayrağı rahat bir şekilde görebilmesidir.
Bayrak töreninde nöbetçi öbek ile devralacak öbek arasında üç kişilik bayrak ekibi oluşturulur. Bayrağı teslim eden ile bayrağı teslim alacak kişi ortada diğer iki kişi yanlarda durur. Dikkat komutu ile bayrağı teslim eden kişi ve bayrağı teslim alacak kişi bir adım öne çıkar herkes hazır ol vaziyetindedir. Bayrağın yanındaki muhafızlar ile yöneticiler selam verirler.


DEVİR TESLİM İŞLEMİ: Bayrağı teslim eden izci : (ŞEREFİ İLE KORUDUĞUM BAYRAĞIMI TESLİM EDİYORUM) der ve bayrağı bir kez öperek bayrağı arkadaşına verir.
Bayrağı teslim alan kişi: (ŞEREFİ İLE KORUDUĞUNUZ BAYRAĞIMI TESLİM ALIYORUM) der ve bir kez oda öper.
Bayrağı teslim eden grup yerine gider bayrağı teslim alan grup ise bayrağı göndere çekmek için bayrak direğine doğru gider.
NOT: Nöbetçi öbekler tekmilde daima sağ başta dururlar. Diğerleri sıra ile nöbetçi öbek başının yanına dizilirler o günkü çalışmalarından nöbetçi öbek sorumludur. Bayrak gönderdeki ipe sancak düğümü ile bağlanır. Bu düğüm kolay bağlanıp kolay çözülür İstiklal Marşı söylenirken yöneticiler ile bayrağın yanında bulunan muhafızlar bayrağa dönerek selam verirler. Bayrağı göndere çeken izci bayrağı çektikten sonra oda bayrağı selamlar. İstiklâl Marşını yöneten kişi İstiklâl Marşı bittikten sonra o da bayrağı selamlar ve yerine geçer.
Bayrak beyazı görünmeyecek şekilde önce uzunluğuna katlanır. Daha sonra muska şeklinde katlanarak muhafaza edilir.

 

İZCİ SELÂMI

Dünyanın birçok resmi kuruluşu ve askeri personeli birbirlerini farklı şekillerde selamlarlar. Tüm dünya izcileri ise tek bir selam şekli kullanırlar. Bu izciliğin uluslararası boyutunun güzel bir göstergesidir. Selam verirken dik durulur ve sol el yana düzgünce sarkıtılarak etek veya pantolon yan dikişine değdirilir. İzciler liderlerinin yanına geldiklerinde selam verirler, isimlerini ve ünitelerini söylerler, ondan sonra gelme nedenlerini liderlerine aktarırlar.

İzciler başta Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm devlet görevlisi büyüklerine, Yabancı ülke Devlet Başkanlarına, Bayrak ve Sancağa, Cenazeye, Üniformalı izci liderlerine ve kendisinden yaşça ve kıdemce büyük izcilere öncelikle selam vererek saygılarını gösterirler. İzci liderleri ve büyük izciler de verilen selama karşılık olarak selam vererek izcilerine sevgilerini gösterirler. Ulusal Marşlar dinlenirken, ünitece bir arada iken sadece obabaşı, oymakbaşı gibi ünitenin başında bulunan lider selam verir, diğer izciler esas duruşta beklerler. İzci selamı iki şekilde verilir. Baş açıkken veya başta kep/bere varken selamlama.


Baş Açıkken Selamlama
İzci selamını vermek için işaret parmağını, orta parmağını ve yüzük parmağını birleştir, başparmağını kıvırdığın küçük parmağının üzerine koy.

Şapka/Kep/Bereyle Selamlama
Başında şapka, bere veya kep varken selam veriyorsan, elinin parmakları aynı şekilde birleştir. Sonra işaret parmağını alnın sağ üst hizasında, kepin kenarına değdirerek selam ver.

 

İZCİ TOKASI


Tokalaşma iki kişinin birbirleriyle tanışmaktan duydukları mutluluğu gösterir. Bütün dünyada tokalaşma sağ elle yapılır. Ancak izciler diğer izci kardeşleriyle tokalaştığında sol eliyle tokalaşır. Dünyadaki tüm izciler sol elleri ile tokalaşırlar. Bunun nedenleri vardır. İzciler tokalaşırken selam verme zorundadır. Bu nedenle sağ elleriyle selam verirken sol elleriyle tokalaşabilirler. Ayrıca sol el kalbe daha yakın olduğundan bir içtenlik ve dostluk göstergesidir.

 

KİŞİSEL KAMP MALZEMELERİ

İzci el kitabı, Üniforma, Şapka, Fular/Fular bağı, Düdük, Pantolon, Yedek Pantolon, Gömlek, Sırt çantası, Uyku tulumu, Battaniye, Şişme yastık, Çakı,  Balta, Matara, Kibrit, Çakmak, Pilli cep feneri, Işıldak, Pil, Yemek takımı, Tabak, Çatal, Bıçak, Kaşık, Bardak, Sabun, Şampuan, Tuvalet Kâğıdı, Yedek mendiller, Temizlik malzemesi, Sünger, El havlusu, Banyo havlusu, Diş Fırçası, Diş Macunu, Tarak, Küçük Ayna, Özel ilaçlar, Özel giyim eşyası, İç Çamaşırı, Eşofman/Pijama, Pamuklu Tişört, Terlik, Çorap, Yedek Ayakkabı, Kalın Yünlü Kazak (gerekliyse), Pusula, Saat, Dürbün, Teleskop, Rüzgârlık veya Kaban, Pilli radyo, Müzik aleti, Defter, Kalem, Çadır, İp ve Mat, Dikiş iğnesi, İplik, Çengelli iğne, Sinek ve sivrisinek kovucu ilaç, Küçük ilk Yardım Seti, Yere yayacağın plastik ya da naylon örtü, Müzik Aleti, Olta (gerekliyse), Mayo (gerekliyse), Fotoğraf Makinesi (gerekliyse), İçinde para ve kimlik olan cüzdan.


İLK YARDIM

Tanımı: Hasta ve yaralıya tıbbi ve cerrahi müdahale yapılmadan evvel uygulanan basit girişimlere ilk yardım denir.
Amacı: Olayın meydana geldiği yerde bulunanlarca zaman geçirmeden hayat kurtarıcı veya zarar azaltıcı girişimlerde bulunmak, hayati tehlikeyi yok etmek veya en aza indirip can kurtarmaktır.

İLK YARDIMDA GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI GEREKEN HUSUSLAR

  1. Olay yerinde yaralıyı veya yaralıları güvence altına almak
  2. Kazazedeye teşhis konulması
  3. Tedavi (Kanamayı durdurmak, şoku önlemek, ağrıyı dindirmek)
  4. Kazayı en acil biçimde ilgili kurum veya kuruluşlara bildirme (Telekomünikasyon)
  5. Yaralıların öncelik sırasına göre taşınması (Triaj)
  6. Taşınması (Transportasyon

İLK YARDIMDA İLK GİRİŞİMLER

İLK YARDIM İLKELERİ VE GEREÇLERİ

a) İlk Yardım İlkeleri
1) Panik yaratmayın ve bilmediğiniz bir konuda hastaya ve yaralıya müdahale etmeyin.
2) Gerekiyorsa ambulans, doktor, itfaiye, polis çağırın.
3) Hasta ya da yaralının çevresine fazla insan birikmesine engel olun.
4) Hasta ve yaralıyı sırtüstü yatırın.
5) Kanaması varsa durdurun.
6) Gerekiyorsa yapay solunum yapın.
7) Gerekiyorsa kalp masajı yapın.
8) Hasta şokta ise, bayılmış ise sırt üstü yatırın, bacaklarını kalp düzeyinin üstüne yükseltin ve hastanın üstünü örtün.
9) Bilinci kapalı olan ve komadaki hastalara ağızdan hiçbir şey vermeyin.
10) Kalp krizi geçirmekte olan hastayı sakin bir biçimde sırt üstü yatırın, ambulans veya doktor çağırın.
11) Kırık olan kol veya bacağı saptayın( hareketsizleştirin)
12) Yanık yeri temiz bir mendille ya da gazlı bezle örtün.
13) Zehirli gazların solunmasıyla oluşan zehirlenmelerde hastayı derhal temiz havaya taşıyın, gerekirse yapay solunum ve kalp masajı yapın. Hastayı kesinlikle yürütmeyin.
14) Göz yaralanmalarına dokunmayın. Yaralıyı hemen bir hastaneye götürün.
15) Ağız yoluyla olan zehirlenmelerde eğer hastanın bilinci yerinde ise, zehirlenen kişiye su ya da süt içirerek midedeki zehri sulandırın, daha sonrada hastayı kusturun. Daha sonra hastaneye başvurun.

b) İlk Yardım Gereçleri
1) Hastane, doktor, eczane, itfaiye ve polisin telefon numaraları.
2) Tentürdiyot
3) Alkol
4) Pamuk
5) Gazlı Bez
6) Makas
7) Çengelli iğne
8) Yara bandı ve bisturi
9) Kauçuk boru
10) Ağrı kesici ilaç
11) Üniversal antidot( bütün zehirlenmelerde kullanılır).
12) Oksijenli su
13) Tahta çubuklar ( kırılmalar için)

İLK YARDIM UYGULAMALARI

SUNİ SOLUNUM

Solunum durduğu veya durmak üzere olduğu hallerde suni solunum uygulamasına geçilmelidir. Suni solunum iki şekilde yapılır.

 
Ağızdan ağza solunum: Hasta sırt üstü yatırılır. Baş geriye itilip çene yukarıya doğru kaldırılır. Bu durum boyun ile göğüs bir hizaya gelene kadar ayarlanır. Bir el hastanın boynunun altına konur diğeri hastanın burun deliklerini kapatır. Bu durumda hastanın burun delikleri açılır ve dudaktan dudağa nefes vermeye başlanılır. Bu dakikada 15–20 defa tekrarlanır.
Solunum durmasından 4–6 dakika sonra ölüm olayı meydana gelir. Bu yüzden solunumu durmuş hastaya derhal müdahale edilmeli ve suni solunum yapılmalıdır.


Holger-Nielsen Metodu: Hasta yüzüstü yatırılıp başı ellerinin üstüne yana çevrilmiş olarak konur. Sırtından göğüs kafesine baskı yapılır, dirseklerinden tutulup ileri ve yukarı çekip bırakılır. Bu hareket dakikada 15–20 defa tekrarlanır. Solunum normal hale gelene kadar bu hareket periyodik olarak devam eder.


KALP MASAJI

Kalp masajı; kalbi durmuş olan yani nabzı alınmayan hastalara uygulanır. Avuç içi hastanın göğüs kemiğinin alt kısmına yerleştirilir. Göğüs 4–5 cm. esneyecek şekilde bastırılıp bırakılır. Bu dakikada 60–80 defa tekrarlanır. Bu olay suni solunum ile beraber yapılması gerekiyorsa, 4 defa kalp masajı arasında 1 veya 2 kez suni solunum yaptırılır.


KANAMA ŞOK VE BAYILMALAR

Kanama: Kanın damar dışına akmasına kanama denir.
İnsan vücudunda 5–7 litre kan bulunmaktadır. Bunun 1/3‘ünün kaybedilmesi hayatı tehlikeye sokar. Bu nedenle kanaması olan bir hastanın derhal kanamasının durdurulması veya azaltılması gerekmektedir.
Kanamalar iki gruba ayrılır:


1.İÇ KANAMALAR
Vücut boşluğunda meydana gelen bu kanamalar şok, koma veya ölümle sonuçlanabilir. Bu tür kanamalar genellikle baş, göğüs, karın ve eklemlerde görülür. Belirtileri:

  1. Baş dönmesi, halsizlik, baygınlık
  2. Zayıf ve düzensiz nabız veya çok hızlı nabız
  3. Renk solgunluğu, solunum hızlılığı

Yapılması Gerekenler: Hasta sırt üstü yatırılır. Baş sağa ve sola çevrilir. Böylelikle ağız içinde toplanması muhtemel kan dışarı akar, soluk borusuna gitmemiş olur. Vücut ısısı muhafaza edilmelidir. Daha sonra hastaya en yakın sağlık kuruluşuna götürmeli, gidemeyecek durumda ise sağlık kurumuna haber verilmelidir.

2.DIŞ KANAMALAR
Dış kanamalar kendi arasında üç gruba ayrılır.

1.Atardamar Kanamaları: Bu kanamada kan açık kırmızı renkte ve fışkırma tarzında akar. Birinci derecede önemli olan bir kanamadır.
2.Toplardamar Kanamaları: Bu kanamada ise kan koyu kırmızı renkte ve süzülme şeklinde akar.
3.Kılcal Damar Kanamaları: Devamlı ve yavaş bir şekilde akar.

Parmakla tazyikle kan dindirme: Vücudumuzun belirli yerlerinde atardamar yüzeye yakın yerlerden geçer. Biz bu yüzeye yakın olarak geçen atardamarın bulunduğu noktalara kan tazyik noktaları diyoruz. Bu noktalara kuvvetli bir şekilde baskı uygulayarak kanın durmasını sağlıyoruz.

Turnike ile kan dindirme: Daha ziyade el, ayak kol ve bacak kanamalarında uygulanır. Bu iş için kalınca bir sargı bezi, kravat, lastik bant veya elastiki bantlar kullanılır. Turnike için en sağlıklı malzeme ESMARK Bant’ıdır. Kesinlikle tel, ip ve benzeri malzemeler vücuda zarar verebileceğinden dolayı kullanılmamalıdır. Turnike faydalı bir uygulamadır. Çünkü atardamar kanamasıyla birlikte toplardamar ve kılcal damar kanamalarını da durdurur. Turnike uzun zaman uygulanmamalıdır. Aksi halde KANGREN olma tehlikesi doğacaktır. Turnike uygulandıktan sonra her 15–20 dakikada bir gevşetilmeli 1–2 saniye kan akıtıldıktan sonra tekrar sıkılmalıdır. Eğer hastanın gideceği yol uzun ise bu işleme en fazla 1–2 saat devam edilmeli, daha sonraki sürelerde gevşetilme işlemi 10 dakikada bir yapılmalıdır.
En önemli konu ise turnike uygulandığı ve gevşetildiği saat bir kâğıt parçasına yazılarak hastanın üzerine iliştirilmelidir.


ŞOK

Ağır sakatlanma, yaralanma, kan kaybı, zehirlenme ve vücudun su kaybetmesi sonucu kanın yapısının ve dolaşım özelliklerinin bozulmasıyla meydana gelen şuur bulanmasına ŞOK denir.
Belirtileri: Fenalık hissi, el ve ayaklarda soğuma, bulantı, kusma, deride solukluk, nabzın zayıf fakat hızlı olmasıdır.
İlk Yardım: Hasta sırtüstü yatırılır ve ayakları yukarıya kaldırılır. Battaniye ve benzeri şeylerle sarılarak sıcak tutulur. Vücudunu sıkan gömlek, kravat, kemer ve benzeri şeyler gevşetilir. Şoka sebep olan şeyler ortadan kaldırılır. Bu bir kanama ise kanama durdurulur. Ağrı ise ağrı dindirilir. Daha sonra hasta hastaneye sevk edilir.


BAYILMA


Hasta ve yaralının beyin fonksiyonlarının bir anlık durması ile kendinde olmama haline BAYILMA denir.
Bayılmaya Sebep Olan Olaylar: Korku, beklenmeden alınan acı haber, yorgunluk, ani olarak gelen ağrı ve sancılar, havasız ve kötü koşullarda çalışma ve uzun süre sıcakta kalma gibi olaylardır.
Belirtileri: Yüzde solgunluk, baş dönmesi, halsizlik, ciltte nem ve soğukluk, nefes almada güçlük çekme ve nabız yavaşlamasıdır.
İlk Yardım: Hasta yatırılıp ayakları yukarıya kaldırılır. Hastanın vücudunu sıkan gömlek, kravat, kemer ve benzeri şeyler gevşetilir. Kolonya ve herhangi uyarıcı kokular koklatılır. Temiz hava alması sağlanır.
Ayıldıktan sonra açık bir bardak çay verilir.

 

YANIKLAR

Yanıkları vücuda bıraktığı hasara göre dört derecede sınıflandırmak mümkündür.
Birinci derecede yanıklar: Yalnız deri üzerinde meydana gelen yanıklardır.
İkinci derecede yanıklar: Deri üstü yanığı olup yanık yerde su kabarcıkları olmaktadır.
Üçüncü derecede yanıklar: Deri ile kemik arasındaki yumuşak dokunun zarar gördüğü yanıklardır.
Dördüncü derecede yanıklar: Derinin büyük zarar gördüğü bir yanıktır. Dokular özelliklerini tamamen yitirirler. Böyle bir yanığa maruz kalan bölgede iz kalmakta, tamamen iyileşmemektedir.

İlk Yardım:

  1. Şok tehlikesini azaltmak için hastayı yatırın.
  2. Elbiseleri makasla keserek çıkartın, elbise yaraya yapışmışsa sakın çekmeyin. Etrafını kesip öyle çıkartınız.
  3. Hastaya ılık sıvı veriniz. (3 çay kaşığı karbonat 1 litre suda eritilerek yarım bardak içirilebilir.)
  4. Yanan bölgede ağrı mevcutsa ağrıyı dindirin.
  5. Yanık yerde meydana gelen kabarcıkları kesinlikle patlatmayınız.
  6. Yaralıyı en yakın hastaneye kaldırınız.

Kimyasal maddelerle meydana gelen yanıklar suyla yıkanmalıdır. Sonra yarayı kuru bir şekilde örtmek ve sarmak gereklidir.

KIRIKLAR

Kemiğin bütünlüğünün bozulmasına KIRIK denir. Kırık çeşitleri:
Kapalı kırık: Organlara zarar vermeyen kırık çeşididir.
Açık kırık: Organ dışına çıkan, kırık ucun gözle görülebildiği kırıklardır.
Parçalı kırık: Kemiğin birden fazla yerinden kırılmasıdır.
Belirtileri: Kırık bölgelerde şiddetli ağrı, şişme, şekil bozuklukları ve dokunulduğunda çıtırtı sesi duyulmasıdır.

İlk Yardım:
Bacak Kırıklarında:
Tek kemikli bacak kırıklarında, bacaklardan koltuk altına kadar atelle destek verip bacağı komple sarmak gerekir. Çift kemikli kırıklarda ayaktan kalçaya kadar atel kullanılmalıdır. Eğer kaza yerinde atel mevcut değilse kırık olan bacağı sağlam olan bacağa sararak sabitleyiniz.
Köprücük Kemiği Kırıklarında: Omuzların her iki tarafı simit sargı sistemiyle sarılır. Sonra arkadan ve göğüsten sargı bezi geçirilir.
Kaburga Kemiği Kırıklarında: Hastaya nefes verdirip geniş bir plaster veya sargı beziyle sarılmalıdır.
Omurga Kemiği Kırıklarında: Hasta 3–4 kişi tarafından sarsılmadan bir sedye veya sert bir cismin üzerine yatırılır ve yaralı sedyeyle veya sert cisimle birlikte sargıyla bağlanarak hastanın hareket etmesi önlenir. Daha sonra en yakın sağlık kuruluşuna götürülür. Kırıklarda genel olarak yapılacak ilk yardım;
   1. Varsa kanamayı durdurun.
   2. Hastaya yapılacak her türlü girişimde hastayı sarsmayın ve incitmeyin.
   3. Hastayı taşımadan önce sargı veya telle iyice tespit edin.

 

ÇIKIKLAR

Eklem yüzeylerinin birbirinden ayrılmasına ÇIKIK denir.
Belirtileri: Ağrı, şişlik ve simetri bozukluğudur.
İlk Yardım: Soğuk tatbik edilir. Ağrı varsa giderilir. Çıkık yer tespit edilir. Daha sonra en yakın sağlık kuruluşuna götürülür.

 

BURKULMA


Eklem başlarının zedelenmesine BURKULMA denir.
Belirtileri: Şişme ve ağrı görülür. Eklemin hareket yeteneği kaybolur.
İlk Yardım: Soğuk tatbik edilir. Burkulan eklem sarılır.

 

YARALANMALAR

Herhangi bir sebeple vücut doku bütünlüğünün bozulmasına YARALANMA denir.
Yara Çeşitleri
Batıcı yara: Bu yaralanmalar vücudun iç kısmına zarar verirler. (Şiş, bıçak)
Kesici yara: Bu yaralanmalar vücudun dış yüzeyine zarar verirler. (Bıçak, jilet, cam vb.)
Ezici yara: Ağır bir cismin düşmesi sonucu meydana gelen yaralanmalardır.
İlk Yardım: Yara oksijenle temizlenir. Etrafı tentürdiyot ile temizlenir. (Açık yaranın üzerine kesinlikle tentürdiyot basılmamalıdır.) Steril gazlı bezle sarılır. Daha sonra hasta en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilir. Eğer yara çeşidi batıcı yara ise vücuda batan cisim kesinlikle çıkartılmamalı öylece sarılıp hastaneye kaldırılmalıdır.

Baş Yaralanması: Bu yaralanmalar başta bulunan göz, kulak ve burun yaralanmalarıdır. Bu yaralanmalarda yara temiz bir tamponla kapatılıp sarıldıktan sonra en kısa zamanda hastaneye kaldırılır.

Beyin Yaralanması:Basit beyin yaralanmalarında şuur kaybı olur, bir müddet sonra şuur yerine gelir. Daha ağır darbelerde beyin parçalanır, şuur yerine gelmez ve ölüm ortaya çıkar.
Belirtileri: Şuur kaybı, kusma, göz bebeklerinde büyüme, burun ve kulaktan su gelmesidir.
İlk Yardım: Hasta sırtüstü yere yatırılır, başı yana çevrilir ve acile hastaneye sevk edilir.

Karın Yaralanmaları:Karın yaralanmaları dış yüzeyde olabileceği gibi iç organlarda da olabilir. Karın yaralanmalarında yara basit ve dış yüzeyde ise yaraya tampon uygulanarak steril gazlı bezle sıkıca sarılır. Fakat bazı karın yaralanmalarında iç organlar dışarı çıkabilir. Böyle bir durum varsa dışarı çıkmış bağırsaklar içeriye konulmamalı, üzerine steril bir pansuman veya temiz bir çarşaf koyularak üstü kapatılmalı, daha sonra yaralı hastaneye sevk edilmelidir.
Karın yaralanması vücudun enine doğru ise; hastanın dizleri kırık ve içine çekik bir vaziyete getirilmelidir. Eğer yara vücudun boyuna ise; yaralının dizleri ileriye uzatılarak yatırılır.

Göğüs Yaralanmaları:
Yüzeysel göğüs yaralanmaları: Cildin ve yumuşak dokunun yaralanmasıdır. Bu yaralanmada yara oksijenli su ile temizlenir, tampon yapılır ve steril gazlı bezle sıkıca sarılır.
Derin Göğüs Yaralanmaları: Tehlikeli yaralanmalardır.
Belirtileri: Göğüs civarı deliktir, ağızdan kan ve köpük gelir, nefes darlığı vardır, hastanın rengi soluk kül rengindedir. Hasta sırtüstü yatamaz.
İlk Yardım: Göğüste delik varsa tampon ile kapatılır. Hava girmesini önlemek için plaster veya sargı beziyle hafif bir şekilde sarılır. Hasta oturur hale getirilerek soluk alması kolaylaştırılır. Şok durumu varsa ortadan kaldırılır. Daha sonra en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilir.

 

ZEHİRLENMELER

Zehirlenmeler çok çeşitlidir. Solunu havasının 4/5 ‘i azot, 1/5 ‘i oksijendir. Oksijen eksilmesi veya oksijenin yerine kana başka bir gazın geçmesine gaz zehirlenmesi denir. Öksürme, gözyaşı, ani başlayan burun akıntısı gaz zehirlenmesi belirtisidir. Kimyevi zehirli gazlar ani şuur kaybına sebep olur. Boğucu tip gaz zehirlenmelerinde, zor soluma, halsizlik, baş dönmesi, morarma ve titreme gibi kısmen ve tümünü bir arada gösterebilen belirtiler vardır.

  1. Zehirlene hastayı tehlikeli bölgeden uzaklaştırın.

  2. Hasta solunum zorluğu çekiyorsa veya solunum tamamen durmuşsa, suni solunum yapınız.

  3. Şoku önleyin.

  4. Gerekli ise ve mevcutsa hastaya oksijen veriniz.

 

GÜNEŞ ÇARPMASI VE SICAK VURMASI

Sıcak vurması ile güneş çarpmasının karıştırılmaması gereklidir. Belirtileri ayrı ayrı olan bu olay, birbirine benzer fakat ayrıcalıkları olan ilk yardım gerektirir.
Sıcak Vurmasının Belirtileri: Sıcak vurması, vücudun kaybettiği tuzu yerine getirememesine bağlı olan bir olaydır. Bulantı, kusma, baş ağrısı, halsizlik ve soğuk terleme gibi belirtileri vardır. Nabız zayıf fakat hızlıdır.


İlk Yardım:

  1. Tuzlu su ve ayran içirmeli

  2. Islak bezle ateş düşürmeli

  3. Şoka karşı önlem alınmalı

Güneş Çarpmasının Belirtileri: Güneş çarpmasında olay beyindedir. Bulantı, kusma, deride kızarıklık olur. Ateş 40 dereceye kadar çıkabilir ve baş ağrısı olur.

İlk Yardım:

  1. Hasta serin yere alınır.

  2. Ateş düşürücü ve ağrı kesici verilir.

  3. En yakın sağlık kurumuna sevk edilir.

 

DONMA

Uzun süre soğukta kalma neticesinde meydana gelen bir olaydır. Kısmi ve genel donmalar olabilir.

Belirtileri: Görme bozukluğu, baş ağrısı, halsizlik, uyku hali, kol ve bacaklarda morarma, solukluk, soğukluk, uyuşma ve karıncalanma görülür. Nabız zayıftır veya alınmaz.


İlk Yardım:

  1. Hasta serin bir yere yatırılır.

  2. Üzeri soyulup örtü veya battaniye ile sarılır.

  3. Solunum durmuşsa suni solunum yapılır.

  4. Bulunduğunuz odanın ısısını yavaş yavaş yükseltiniz.

  5. Alabilecek durumda ise sıcak içecekler veriniz.

  6. Kanı hızlandırmak için ılık suya batırılmış bezle kompres yapınız.

 

ELEKTRİK ÇARPMASI

Elektrik çarpan kimseye sakın dokunmayın! Siz de akıma kapılabilirsiniz!... Yapılacak ilk şey elektriği kesmektir.  Düğmeyi kapatarak, fişi prizden çekerek, sigortayı gevşeterek ya da otomatik sigortanın düğmelerini indirerek... Eğer elektrik çarpan kimseyi, cereyan kaçağı olan yerden uzaklaştırmanın imkânı yoksa onu tahta bir baston, kuru bir dal, kuru bir ip ya da kuru bir çamaşırla çekmeye çalışın. Kurtarılacak kimse, bu arada kuru bir tahta ya da elbise üstünde durmalıdır ki elektrik kendine de atlamasın. Elektrik çarpan kimsenin solunumu durmuşsa doktora haber gönderilmeli, bu arada suni solunum yapmaya başlanmalıdır.
Gerekirse kazazedeyi hemen hastaneye kaldırmalıdır.

 

KALP KRİZİ

Kalp krizi ölümle sonuçlanabilen önemli bir durumdur.

Belirtileri: Kalp krizi geçirmekte olan kişi kesik kesik nefes alıp verir. Göğsünde bazen kola, boyna ve başa kadar ağrılar duyar. Arada bir şiddetli öksürükler de görülebilir. Bu arada köpüklü pembemsi balgam tükürür.

İlk Yardım: En kısa zamanda doktor çağırılmalıdır. Kriz geçiren kişi kımıldatılmamalı, yarı yatar yarı oturur durumda dinlendirilmelidir. Hastayı sıkan elbisenin düğmeleri açılır. Kravatı, kemeri çıkartılmalı veya gevşetilmelidir. Doktor gelene kadar hasta teskin edilmelidir. Gerekli ise kalp masajı uygulanmalı, solunum durmuşsa suni solunum yaptırılmalıdır.

YABANCI CİSİM KAÇMASI

Göze Yabancı Cisim Kaçması: Göz kesinlikle ovulmamalıdır. Gözler kapalı tutularak gözün yaşarmasını sağlayın o takdirde cisim yaşla birlikte çıkabilir. Eğer cisim buna rağmen gitmemişse üst göz kapağını kaldırarak cismi bir mendilin ucuyla almaya çalışın.

Buruna Bir Cismin Kaçması: Yabancı cisim buruna kaçmışsa, açık olan deliği kapatarak hızla sümkürmelidir. Hiç kurcalamamak en iyisidir. Bir doktor özel aletiyle kolayca çıkarabilir.

Kulağa Yabancı Cisim Kaçması: Kulağakaçan cismin özelliklerine göre değişik tedaviler uygulanır. Kulağa bir böcek kaçmışsa bu önceden gliserin dökülerek öldürülür, daha sonra kulak yıkanır. Kaçan cisim hububat tanesi veya meyve çekirdeği ise, bunlar su çektiklerinde şişip büyüdüklerinden kesinlikle su kullanılmaz. Alkol veya gliserin gibi maddelerle kulak yıkanır.

Boğaza Yabancı Cisim Kaçması: Kaçan cisim parmakla yetişilebilecek bir yerde ise parmak yardımıyla çıkarılır. Bu yabancı cisimlerin birçoğu öksürük refleksi ile dışarıya atılır. Derinde bulunan cisimler tabip müdahalesi gerektirir.

 

BÖCEK ISIRMA ve SOKMALARI

Böcek ısırma ve sokmaları aşırı acıya, alerjik bir reaksiyona, iltihaplanmaya yol açabilir. Doğru tedavi edilmezse ağır sonuçlara hatta ölüme yol açabilir. Alerjik bir reaksiyon yoksa son derece basit bir ilk yardım uygulanabilir. Alerjik reaksiyonlarda ısıran veya sokan böceğinin türünün belirlenmesi son derece önemlidir.

 

YILAN SOKMALARI

Zehirsiz yılanlar :Yeryüzünde yaklaşık 130 değişik zehirsiz yılan türü vardır. Başlıca özellikleri yuvarlak gözleri ve oval şeklindeki kafalarıdır. Pulları iridir.            

Zehirli yılanlar :Öncelikle tropikal ve ılıman iklimler başta olmak üzere dünyanın her tarafında bulunmaktadırlar. Başlıca özellikleri kafalarının hemen hemen düz ve üçgen tipinde, gözbebeklerinin kısık olmasıdır. Herhangi bir ısırma olayından sonra diş izleri etrafında 5–10 dakika içinde şişme ve renkte solma görülür. 30 dakika içinde minimum bir şişme olursa çok büyük bir olasılıkla ya zehirsiz bir yılan veya zehrini akıtamamış bir yılan tarafından ısırılmıştır. Isıran yılan zehirli veya zehirsiz olsun sanki zehirliymiş gibi ilk yardım uygulanır ve yılanlar tetanos mikrobu taşıyabilirler. Isırıldığınız zaman yılan türü kesin olarak tespit edilmedikçe yılan öldürülmeli ve saklanmalıdır. Bu panzehirin tespitini oldukça kolaylaştırır.

Belirtileri:

  1. Zehir kan hücrelerini etkilediğinden derinin renginde solma görülür.

  2. Bunu etkilenmiş bölgedeki hissizlik ve kabarcıklar takip eder.

  3. Diğer belirtiler ise halsizlik, hızlı nabız, mide bulantısı, nefes darlığı, kusma ve şok olabilir.

İlk Yardım:

 

ÖNLEM

Karayılanları

Deniz yılanları: